GÜNAH

 

Farsça bir kelime olan günah, lûgatlarda; "Allahû Teâla (cc)'ın emirlerine aykırı olarak görülen iş, dinî suç" şeklinde izah olunur. Bir kısım müellifler, Kur'ân-ı Kerîm'de geçen "günah" kelimesinin Farsça'dan geçtiğini iddia etmişlerse de, bu pek tutarlı değildir. Çünkü bu kelime, daha ziyade engel ve sorumluluk mânâlarına gelir. Kur'ân-ı Kerîmde isim, lemen, seyyie, zercb ve kebire günah mânâsınadır. Arapça mütehassısları lemen ve seyyie yi küçük günah, zünûb ve kebair i büyük günah olarak tarif etmişlerdir. Kur'ân-ı Kerîm'de: "Eğer yasak ettiğimiz büyük (günahlardan) kaçınırsanız sizin (öbür) kabahatlerinizi örteriz."2 buyurulmuştur. Bu âyet-i kerîmede büyük günahlar "kebair" kabahatler de "seyyie" olarak alınmıştır.3 Resûl-i Ekrem (sav)'in Buharî ve Müslim'de yer alan şu hâdisi şerîfinde, "yedi şeyden çekininiz" buyurmuştur:

 

1. Allahû Teâla (cc)'a ortak koşmak.

2. Haksız yere Allahû Teâla (cc)'ın haram kıldığı cana kıymak.

3. Sihir, büyü yapmak.

4. Tefecilikle meşgul olmak ve faiz yemek.

5. Yetimin malına el koymak.

6. Düşmanla yüz yüze gelindiğinde kaçmak.

7. İffetli mü'min kadınlara iftira etmek.4

 

Hz. Ali (r.a)'den gelen rivayette, bunlara hırsızlık ve zina etmek de eklenmiştir.5 Müctehid imamlar; "Allahû Teâlâ nın (cc) ceza tayin ettiği ve açık olarak azabla tehdit ettiği her çeşit günah, büyüktür" hükmünde müttefiktirler. Demek ki, muhkem âyetlerle sabit olan, her günah büyüktür. "Büyük günah" sahibinin durumu, mezhepler arasında tartışma konusu olmuştur. İmam-ı Matûridî: "Günah işleyenler, günahları sebebiyle imandan çıkmazlar. Çünkü haberi mütevatirle sabit olan husus, büyük günahların bağışlanma ihtimalinin olduğudur. Büyüğü bağışlanınca küçüğünün bağışlanma ihtimali daha evlâdır" hükmünü zikreder.6

 

Aliyyü'l Kâri, Fıkh-ı Ekber şerhinde: "Ne kadar büyük olursa olsun, herhangi bir günah sebebiyle, hiçbir müslümanı tekfir etmeyiz." buyurur. Ehl-i sünnetin müctehid imamları ameli imandan bir cüz olarak kabul etmedikleri için, hiçbir günahkârı küfürle itham etmezler.

 

KAYNAKLAR

 

(1) Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ank.197' sh. 317.

(2) Nisâ sûresi: 31.

(3) Ömer Nasûhi Bilmen, Kur'ân-ı Kerim'in Türçe Meali Âfisi ve Tefsiri, İst.1961. c. II, sh. 582.

(4) İbn-i Kesir, Tefsirû'l Kur'dn'il Azim; Beyrut: 1969, D.Marife Yay. c. I, sh. 481.

(5) ez-Zemahşeri, Keşşaf, Beyrut: 1947 c.I, sh. 503 Not:1

(6) İmam-ı Matûridi, Kitâbu't Tevhid, Beyrut: 1970, sh.320, (Türkçe Nüsha İst. 1981 Hicret Yay. sh. 499).

(7) İmam-ı Azam, Fıkh-ı Ekber, (Aliyyü'I Kari Şerhi) İst.1979, sh.176.